ALTMIŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB

 

Hastalıkda nemâzlarını kaçıran, adedlerini bilmeyip, tahmîn ederek, beş vakt nemâzın sünnetlerinden başka, teheccüd, işrak gibi nâfileler yerine, kaçırdığı nemâzları kazâ ederse, borcları bitdikden sonra kıldığı kazâlar, nâfile olurlar. Bunlarla, nâfilelerin sevâbları hâsıl olur. Çünki, belli vaktlerde kılınan nâfilelere, belli niyyet şart değildir. Kazâ nemâzları, o vaktin nâfileleri olur.

[İbni Âbidînde, (Dürr-ül-müntekâ), (Merâkıl-felâh)  şerhinde ve (Cevhere) de diyor ki, (Beş vakt nemâzı terk etmek, ya'nî özrsüz kılmamak, büyük günâhdır. Hastalıkla veyâ başka özr ile fevt etmek [kaçırmak] günâh değildir.) Bunun için, sabâh sünnetinden başka nemâzların sünnetleri yerine de, terk edilmiş nemâzları kazâ etmelidir. Bu kazâların nâfile sevâbı da hâsıl etdikleri, (Cevhere), (Futûh-ul-gayb)  ve Kudüs  kâdîsı Muhammed Sâdık efendinin (Nevâdir-i-fıkhiyye)  kitâbında ve (Eşbâh)  ve (Se'âdet-i Ebediyye)  kitâblarında yazılıdır.]